Sivil kaybı konusunda Suudi Arabistan'ın 'kefili' ABD


ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo Çarşamba günü yaptığı açıklamada, koalisyon ortakları Suudi Arabistan ve BAE’nin Yemen’deki askeri operasyonlar esnasında sivil kaybı en az indirmek için çalıştıklarına “bizzat kendisinin şahit olduğunu ve bu ülkelere sertifika verildiğini” söyledi.
Ancak yardım grupları ve Meclis Pompeo’nun bu iki ülkeyi aklayan açıklamalarını “sulu bir şaka olarak” değerlendirirken, söylenenler “hiçbir gerçeğe, ahlaki kurallara veya insan hakları yasasına dayanmıyor” denildi. Sertifika ile beraber hazırlanan rapordaki ifadelerde ABD’nin sivil kayıpların “haddinden fazla” olduğunu düşündüğünü ve bu istatistiklerin “hem stratejik hem de ahlaki sebeplerden dolayı” azaltılması gerektiği yazıyor.

Yemen'deki sivil kayıplar

Son günlerde Suudi ve BAE uçaklarının yoğun saldırıları sonucu Yemen’de çoğu çocuk çok sayıda sivil hayatını kaybetmişti. ABD’nin hava tankerlerinin bölgedeki Suudi Arabistan ve BAE uçaklarına havada ikmal yapmaya devam edebilmesi için, bu şekilde her sene değerlendirilip Kongreye ilgili sertifikanın alındığının ispatlanması gerekiyor.
Pompeo; “Suudi Arabistan ve BAE hükümetleri, askeri operasyonlar sonucu sivillere ve sivillerin kullandığı altyapıya hasar verilmesi riskini düşürmek için gözle görülür adımlar atmaktadır” dedi.
Suudi Arabistan ve BAE’ne verdiği hava desteğinin yanısıra aynı zamanda istihbarat ve hedef bilgileri paylaşımı da yapan ABD, Yemen savaşı koalisyonuna girdiği günden beridir birçok kesimden tepki çekiyor.
ABD Savunma Bakanı yaptığı ayrı açıklamada Pompeo tarafından verilen sertifikanın yerinde olduğunu, Suudi Arabistan ve BAE’nin sivil kayıpların ve ikincil derece hasarın önüne geçmek için “her yolu denediğini” söyledi.
Mattis geçtiğimiz ay ise ABD’nin koalisyona verdiği desteğin “koşulsuz olmadığını” uyarısında bulunmuş ve koalisyonun “masum insanların hayatlarını kaybetmesini engellemek ve BM’nin arabuluculuğunda hazırlanan barış sürecini desteklemek için ellerinden her ne geliyorsa yapmaları” gerektiğini söylemişti.

ABD sivil kayıplar konusunda suskun

1 Eylül’de yapılan açıklamada koalisyon, Ağustos ayında gerçekleştirilen ve 40 çocuğun öldüğü bir hava saldırısında “hatalar meydana geldiğini” açıklamıştı. Pompeo bu konuda yorum yapmamayı tercih etti.
BM raporlarına göre, Husilerin kontrolü altındaki Hudeyde’ye 23 Ağustos’ta yapılan çifte saldırıda 26 çocuk ve 4 kadın hayatını kaybetmişti.
Uluslararası Kızılhaç Komitesi raporlarına göre, kalabalık bir pazar yerine yapılan saldırıda toplam 51 kişi hayatını kaybetti. Koalisyon daha sonra olay hakkında soruşturma başlatıldığını duyurmuştu ancak BM Genel Sekreteri Antonio Guterres “bağımsız ve hızlı” bir soruşturma yapılması çağrısında bulunmuştu.
Pompeo’nun sertifika ile birlikte gelen dökümanlarında koalisyonunun sivil altyapıya saldırmayarak, “vurulmayacak hedefler listesi” tutarak ve angajman kurallarını değiştirerek ABD’nin “hem stratejik hem de ahlaki açıdan” sorun teşkil ettiğini düşündüğü sivil kayıpların önüne geçmeyi planladığı basına servis edildi.

Yardım grupları kınadı

Yemen’deki iç savaş, dünyanın en kötü insani krizinin patlak vermesine neden oldu. BM, 2015 yılında koalisyon tarafından gerçekleştirilen hava saldırılarında çoğunluğunu sivillerin oluşturduğu 10.000 kişinin hayatını kaybettiğini tahmin ediyor.
BM bünyesindeki soruşturma ekibi 28 Ağustos’ta yaptığı açıklamada “Yemen’deki savaşın her iki tarafının da birçok defa uluslararası insan hakları yasalarını ihlal ettiğini” düşünmeleri için haklı sebepler olduğunu söylemişti.
Yardım grupları Pompeo’nun açıklamasını kınarken, bu sözlerin daha fazla sivilin ölmesine yol açacağını söylediler.
Oxfam Amerika İnsani Yardım Politikası Başkanı Scott Paul, yaptığı açıklamada; “Bakan Pompeo’nun sertifikası açık bir şekilde göstermektedir ki ABD, Yemen’deki askeri operasyonları gözü kapalı bir şekilde ne gerçeklere, ne ahlaki kurallara ne de uluslararası insan hakları yasalarına aldırmadan yardım etmektedir. Trump hükümeti açık bir şekilde Amerikan Meclisine kafa tutmakta ve yalan söylemektedir. Meclis üyeleri ABD’nin bu savaşa olan dahlinin derhal sonlandırılması için harekete geçmelidir” dedi.
Brooking Enstitüsü bünyesinde çalışan Scott Anderson da Amerikan Meclisinin mesele hakkında daha kapsamlı bilgi talep etmesi ve incelemelerin sonucuna göre Bakan Pompeo’ya karşı tavır alması gerektiğini söyledi.
Demokrat Parti Temsilcisi Ro Khanna, sertifikayi “sulu bir şaka” olarak nitelendirirken, sosyal medyada; “Suudiler resmen kasıtlı bir biçimde içi çocuk dolu bir otobüsü bombaladı. Burada verilebilecek tek ahlaki cevap derhal Yemen’deki müdahalelerine verdiğimiz desteğin çekilmesidir” şeklinde konuştu.
Koalisyon Yemen'de Mansur Hadi hükümetini destekliyor. Karşı tarafta ise İran tarafından desteklenen Husi milisler bulunuyor. Husiler 2014 yılında ülkenin başkentini ele geçirmişti.
Pompeo daha önce yaptığı bir açıklamada Başkan Trump’ın Yemen’deki iç savaşı “ulusal güvenlik açısından önceliği olan bir konu” olarak gördüğünü söylemişti.
Uzun zamandır yapılması planlanan ve BM’nin arabuluculuk yapacağı görüşmelerin geçen hafta Cenevre’de başlaması gerekiyordu ancak bu olmadı.
Husiler yaptığı açıklamada BM’nin, aralarında Husi delegasyonunun Cenevre’den Sana’a’ya geri dönüşünün garanti edilmesi ve yaralı Husilerin Umman’a tahliye edilmesi gibi meselelerin bulunduğu masaya oturmaları için gereken şartları yerine getirmediğini iddia ederek görüşmelere katılmayı reddetti. 

Yorum Gönder

0 Yorumlar