Suriye'de İdlib ekseni gergin: Muhalifler ve Esed rejimi savaşa hazırlanıyor

Suriye'nin kuzeyinde Esed rejimi ve muhalifler cephe hattına yığınak yaparken iki tarafın savaşa hazırlandığı ifade ediliyor.
Türkiye ve Rusya öncülüğünde Suriye'nin kuzeyinde askeri gerginliği sona erdirme amacıyla varılan anlaşmalara rağmen, İdlib ekseninde silahlar hiç susmadı.
Halihazırda muhalifler İdlib ilinin büyük kısmıyla beraber Halep, Hama ve Lazkiye illerinde varlık gösteriyor.

Esed rejimi ve Rusya'nın saldırıları bitmedi

Bölgeyi içerisine alan çatışmasızlık anlaşmalarına rağmen Esed rejimi ve Rusya gerek karadan gerekse savaş uçaklarıyla sivil yerleşimleri hedef almayı sürdürdü.
Özellikle Hama'nın kuzey kırsalındaki yerleşimleri hedef alan saldırılarda çok sayıda sivil hayatını kaybetti. İdlib'in güney kırsalındaki sivil alanların da karadan gündelik bir biçimde vurulması, bölgedeki anlaşmaların sahada uygulanmadığının göstergesi oldu.

Muhaliflerin değişen stratejisi

Bu doğrultuda Suriyeli muhalif güçler de saldırılarına devam etti.
Ancak savaşın geçmiş yıllarının aksine son dönemde Suriyeli muhalifler sızma ve baskın tarzı saldırılar düzenleme stratejisini yaygın olarak benimsedi.

Özellikle Tahrir el Şam Heyeti (HTŞ), ve Hurras ed Din öncülüğündeki "Ve Harridil Müminin (İnananları Teşvik Et) Operasyon Odası" bu saldırılarda başı çekti. Hama, Halep, Lazkiye ve İdlib kırsallarında Esed rejimi mevkilerine ve cephe hattının gerisine düzenlenen saldırılarda Esed rejiminin dikkat çekici oranda kayıp verdiği rapor edildi.
İki tarafın kayıpları
Suriye İnsan Hakları Gözlemevi, Türkiye ve Rusya öncülüğünde 17 Eylül 2018'deki Soçi mutabakatından bu yana bölgede düzenlenen saldırılarda en az 386 sivilin öldüğünü rapor etti.
Gözlemevi, bu tarihten itibaren yaşanan çatışmalar ve saldırılarda muhalif güçlerin 155 mensubunun öldürüldüğünü aktardı. Oluşuma göre bunların 68'i cihat yanlısı grupların mensupları.
Gözlemevi'ne göre muhaliflerin aynı süreçteki saldırılarında Esed rejimine bağlı unsurlardan 241 kişi öldürüldü.

Siyasi çabalar boşa mı çıkacak?

Siyasi arenada savaşı sona erdirmek için devam eden çabaların sahada çatışmaları bitirmeyi başaramaması da soru işaretlerine yol açıyor.
Özellikle ABD, Türkiye, Rusya ve İran gibi bölgedeki başat aktörlerce terör örgütü kabul edilen HTŞ'nin bölgede etkinliğini pekiştirmesi sonrası bölgeye topyekün bir saldırının başlayabileceği ifade ediliyordu.
Yaklaşık 4 milyon sivilin yaşadığı bölgede saldırı ciddi bir mülteci krizine yol açabilir. Buna ek olarak gerek Esed rejimi ve Rusya tarafında, gerekse muhaliflerde ciddi bir askeri güç bulunuyor. Bu askeri güç de İdlib ekseninde savaşın oldukça ağır sonuçlarının olacağı şeklinde yorumlanıyor.

Taraflar güçlerini cephe hattına yığıyor

Siyasi ve askeri söylentiler sürerken bu hafta başından itibaren savaş çanları tekrar çalmaya başladı.
HTŞ başta olmak üzere Suriyeli muhalifler ve Esed rejiminin cephe hattına yığınak yaptığı rapor edildi. Yerel kaynaklar muhaliflerin bölgeye bir saldırı başlayacağını düşündüğünü aktardı. Bu kapsamda HTŞ'ye yakın kaynaklar, grubun cephe hattına Esed rejiminin ilerleyişini durdurmak için bombalı araçlar da sevk ettiğini bildiriyor.
Suriye İnsan Hakları Gözlemevi HTŞ'nin özellikle Hama'nın kuzeybatı kırsalındaki Gab Ovası'na yoğun askeri sevkiyat yaptığını açıkladı.
Muhaliflere yakın kaynaklar, Hurras ed Din'in de cephe hatlarına askeri sevkiyat yaptığını, Ahrar el Şam'ın rejim saldırısı halinde topyekün seferberlik ilan edeceğini aktardı.
Aynı zamanda Gözlemevi ve diğer yerel kaynaklar, Esed rejiminin de cephe hattına askeri sevkiyat yaptığını belirtti. Cephe hattına sevk edilenler arasında topçu bataryaları ve balistik füzeler de bulunuyor.

Savaş çanları

Ramazan ayının başlamasıyla bölgede büyük ve kapsamlı bir saldırının başlayabileceği konuşulurken, bu saldırının ne şekilde sonuçlanacağı ise tartışmalı.
Bölgede yaşayan 4 milyona yakın sivilin saldırılar nedeniyle Türkiye sınırına yığılabileceği tahmin ediliyor.
Rusya ve Türkiye'nin ise olası saldırı halinde sahada nasıl adımlar atacağı merak konusu.
İdlib ve çevresi, Suriye'de muhaliflerin elinde kalan son bölge. Esed rejiminin bu bölgeleri ele geçirmesi halinde Suriye'nin kuzeyinde dengeler oldukça sert bir kırılma yaşamış olacak.
Rejimin saldırısının başarısız olması halinde, bölgede siyasi sürecin tekrar tartışılmaya başlanacağı düşünülüyor.
Tüm tarafların ittifak halinde olduğu yegane nokta ise, saldırılar nedeniyle en ağır bedeli yine sivillerin ödeyeceği gerçeği. Halen insani yardımlara bağımlı olan bölgede, olası bir saldırının krizi derinleştireceğini söylemek güç değil.
Kaynak: Mepa News

Yorum Gönder

0 Yorumlar